Yoganın sekiz ilkesi, Ashtanga Yoga Nedir?

Astanga Yoga, Patanjali’nin Yoga Sutraları kitabında geçmektedir. Yoga Sutralar, yoga tarihinde Klasik Çağ olarak adlandırılan MÖ 100 – MS 500 arası döneme ait bir eserdir.

Ashtanga Yoga sistemini açıklamadan önce, Asthanga Vinyasa Yoga stili ile karıştırılmaması için anektod; Ashtanga Yoga ilk yüzyıllarda yazıya dökülmüş bir disiplin iken, Astanga Vinyasa Yoga, yirminci yüzyılda Tirumalai Krishnamacharya’nın öğrencisi K. Pattabhi Jois tarafından geliştirilen bir mat pratiği stilidir. Ashtanga Vinyasa Yoga, Yin Yoga, Hatha Yoga gibi mat pratiği stillerinin her biri Ashtanga Yoga ilkelerinin farklı yorumlanması ve uygulanmasına dayalı olarak geliştirilmiştir.

Patanjali’nin Yoga Sutralar kitabı 195 adet sutra (deyiş) içermektedir. Bu 195 sutra, dönem içerisinde farklı yoga eğitmenleri tarafından çevrilmiş ve yorumlanmıştır. Bu yazıda yer alan Asthanga Yoga’nın sekiz ilkesi ile ilgili kitapta geçen deyişler Swami Jnaneshvara tarafından yapılan birebir İngilizce tercümenin çevirisidir.

Sağlam bir temeli olmayan ev, uzun süre dayanamaz. Yama ve Niyama prensiblerinin – ki bunlar, karakter inşası için sağlam temellerdir – pratiğinin yokluğu kişilik sorunlarına yol açabilir. Yama ve Niyama prensiblerinin göz ardı edildiği asana çalışmalarını, sadece akrobatik egzersizlerin faydalarını sağlar. (İyengar)

1.YAMA

Şiddetsizlik (ahimsa), dürüstlük (satya), çalmaktan kaçınma (asteya), yüksek gerçeklik farkındalığında eylem (brahmacharya), aç gözlü olmamak (aparighara), Yama’nın beş ilkesidir. Kendini gerçekleştirme ve kendine egemen olma yolunda adımlardır.

Yamalar; kişinin önce kendisi ile, sonra çevresindeki diğer varlıklar ile huzurlu bir yaşam sürmesi için edinmesi ve özümsemesi gereken beş temel disiplini içerir. Bu ilkeler; kişinin kendini gerçekleştirmesinde, kendine engel olan davranış kalıplarından özgürleşmesini sağlar.

1.1.Ahimsa

Bir yogi şiddetsizlik (ahimsa) halini sebatla sürdürdüğünde, yakınında bulunan diğer insanlar husumet içeren her hangi bir duyguyu kendiliğinden kaybedecektir.

Şiddet; korkaklık, zayıflık, bilgisizlik ve vesveseden yükselir.
Dizginlemek için en ihtiyaç duyulan ise korku algısından özgürlüktür.
Bu özgürlüğü edinmek için gerekli olan ise; hayata bakış açısının değişimi
ve gerçeklik algısının yeniden yapılandırılması
ve varsayımlarda bulunmak yerine araştırmacılık
Uygulayıcı, yanlış yapanın içinden yükselen kötüye karşı durur, yanlış yapanın kendisine karşı değil.
(İyengar)

1.2.Satya

Dürüstlük (satya) hali başarıldığında, Yogi, eylemlerinin meyvelerini alarak niyetlerine ulaşır.

Dürüstlük, gerçeği kabul etmek ve gerektiğinde ifade etmektir. Gerçeği yadsımamak, kişiyi durumlar karşısında egemen kılar. Her gerçeklik hoşnutluk yaratan bir durum olmayabilir.
Hoşlanın ya da hoşlanmayın, sizin gerçekliğe karşı olan hisleriniz, gerçekliğin gerçeklik durumunu değiştirmez.
Hoşunuza gitmeyen durumlarda gerçekliği görmezden gelmek, yadsımak, kabul etmemek gerçeği değiştirmediği gibi sizi de durumlar karşısında zayıf kılan, faydasız bir inkar çabasıdır.
Hoşuna gitmediği halde, gerçekliği olduğu gibi görebilen ve durumu kabul eden kişi niyetlerine ulaşan yolda hoşnutsuz gerçeğin etkilerini dönüştürecek güce sahip olur.

Ancak gerçeği görmek size kaba bireyler olma hakkını vermez. Gerçeği, şiddetsizlik hali içinde, nazikçe yapıcı bir biçimde ifade edebilmek için milyonlarca kelimeye ve olanağa sahip olduğunuz gerçeğini unutmayın.

Zihin gerçek düşünceleri düşünürse, ağız gerçek kelimeleri konuşursa ve tüm yaşam gerçek üzerine kurulursa, kişi; Mutlak ile birliğe erişir. Sevgi ve Gerçek, Mutlak Birliğin temel doğasının iki veçhesidir. Yoginin hayatı, gerçekliğin bu iki veçhesi üzerine kuruludur.
Temiz bir kalp ile gerçekleri dileyen kişi, ihtiyaç duyduklarını kolayca kendine çeker: arkasından koşmasına gerek kalmaz.
(İyengar)

1.3.Asteya

Çalmaktan kaçınma, çalmama (asteya) pekiştiğinde, evrenin tüm imkanları Yogi’ye ulaşılabilir olur.

Evren, dengesini sürdürür. Kişi, diğer kişinin hakkı olanı, diğer kişiyle birlikte var olan her hangi bir durumu, kendisiyle birlikte var olmak üzere yönlendirdiğinde diğer kişinin hayatından eksiltmiş, kendi hayatını fazlalaştırmıştır. Denge bozulur.
Ancak, evrende denge kendini bir şekilde korur. Hayatını fazlalaştıran kişi, hali hazırda var olan ya da olacak olan imkanlarını kaybederek dengelenir.

Çalmamalısın ilkesine riayet eden, tüm hazinelerin güvenilir sırdaşı olur.

1.4.Brahmacharya

Yüksek gerçeklik farkındalığında eylem (brahmacharya) pekiştiğinde; güç, yetklinlik ve yaşam gücü zindeliği edinilir.

Bilinenin aksine, evliliği öneririm. İnsani sevgiyi ve mutluluğu deneyimlemeden, evrensel sevgiyi bilmek mümkün değildir. Evlilik ve ebeveynlik; evrensel sevgiyi bilmeye, mutluluğa ve Mutlak Güç ile birliğe engel değildir.
Brahmacharya ilkesini özümseyen kişi, zindelik ve enerji birikimi, muhteşem bir zihin ve güçlü bir zeka geliştir: her tür adaletsizlik ile savaşabilir. Enerjisini akıllıca kullanır: fiziksel enerjisini, Mutlak Güç için çalışmaya, mental enerjisini kültürü yaymaya ve zekasını evrensel yaşamın gelişmesi için harcar. (İyengar)

1.5.Aparighara

Kişi, sahip olma arzusu ve aç gözlü olmaya (aparighara) karşı duyularında irade istikrarını sürdürdüğünde, geçmiş ve gelecek tekamüllerinin sebepleri ve nedenleri bilgisine haiz olur.

Sahip olma arzusu ve aç gözlülük süre gelen, yok olana odaklı yaşam alışkanlığından kaynaklanmaktadır. Yok olana odaklanmak, yoksunluk hissini güçlendirir.

Aparighara ilkesini özümseyen kişi, hayatını mümkün olduğunca basitleştirir ve zihnini eğiterek, yokluk ve eksiklik hissi ile bağını kopartır. Ve böylece, neye gerçekten ihtiyaç duyarsa, uygun zamanda kendiliğinden gelir.
Sıradan bir insanın hayatı; bitmeyen rahatsızlık ve hüsran serisi ve onlara verdiği tepkiler ile doludur. Zihni dingin bir halde tutmak neredeyse imkansızdır.
Özümseyen kişi, başına her ne gelirse gelsin, hoşnutluk halini sürdürme yetisini geliştirmiştir. Böylelikle, huzuru daimidir ve bu durum onu illüzyonun ötesine taşır.
(İyengar)

2.NIYAMA

Bedeni arındırmak (shaucha), memnuniyet (santosha), duyulara egemen olma (tapas), kendini geliştirme ve gerçeğini yansıtma (svadhyaya), mutlak gücün var oluşuna saygı (ishvarapranidhara); kendini gerçekleştirmeyi öğreten Niyamaların usulleri ve uygulamalarıdır.

American Psikoloji Profesörü Abraham Maslow, kişinin; yaşama dair motivasyonunu sürdürmesinin, içinden gelen ihtiyaçlarını karşılamasına bağlı olduğunu İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramında incelemiştir.
Beş kategoriden oluşan ihtiyaçlar hiyerarşisinde son basamak Kendini Gerçekleştirme ihtiyacıdır. Her bir basamak sırayla gerçekleştirildikten sonra her bir hiyerarşi kendi kulvarında paralel gelişmeye devam eder.

Kendini gerçekleştirme; kişinin, yargısız bir alandan, beden, duygu ve zihin gözlemini gerçekleştirmesiyle mümkün olur. Niyamalar, beden, duygu ve zihni yargısız bir alandan gözlemlemeyi öğretir. Kişi kendini, gözlemleyerek eğitir. Niyamalar; kişinin, kendini gerçekleştirmesi için edinmesi ve özümsemesi gereken beş görevi içerir.

2.1.Saucha

Beden ve zihin temizliği ve arınması (saucha) sayesinde, kişi, başka bedenlere karşı ilgisizlik ve uzaklık davranışı geliştirebilir ve diğer bedenlerle gereksiz bağlantı kurmayı istemeyebilir.

Ayrıca, beden ve zihin temizliği ve arınması (saucha), öz varlığın (sattva) arınmasını sağlar, memnuniyet, erdemlik ve hoşnutluk duyguları, duyular üzerinde egemenlik, kendini gerçekleştime için zindelik, nitelik ve yetkinlik getirir. –

Duyular, beden ve zihnin sistematik çalışmasını sağlayan sinirler aracılığıyla algılanır ve tepki verilir. Beden ve zihnin arınması, arınan camın görüş netliği kazandırdığı gibi duyularda netlik kazandırır. Beden farkındalığını geliştiren kişi diğer bedenlerin varlığını da net bir şekilde duyumsar.
Beden ve zihnin arınması ile netlik kazanan ölçme ve değerlendirme yetisi, kişiyi duyuları üzerinde egemen kılar ve kendi gerçekleştirmesini sağlar.

2.2.Santosha

Memnuniyet (santosha) halinin sürdürülmesi, eşsiz bir mutluluk, zihinsel rahatlık, keyif ve tatmin sağlar.

Evrenin ikililik dengesi gereği; yaşam boyunca olumlu ve olumsuz durumlar birlikte var olacaktır. Evrendeki bu ikililik dengesi birlikten gelir. Olaylar sadece olur. Akış içerisinde gerçekleşen olayları, olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirmek sizin bakış açınıza özeldir.

Hoşnutluk halini sürdürme yetisini geliştiren kişinin huzuru daimidir ve bu durum onu illüzyonun ötesine taşır.

2.3.Tapas

Duyuları eğitme (tapas), zihinsel kirliliği bertaraf eder ve ardından; eylemleri ve duyuları barındıran zihinsel organlar ve beden üzerinde egemenliği ve mükemmelliği getirir.

Eski bir metaforda, duyular; atlara benzetilir. Eğitilmedikleri takdirde rastgele dört nala yol alabilirler.

Hayatta belirlenen hedefe ulaşmak için harcanan çabanın tüm koşullara rağmen sürdürülmesi demektir. Arınma, kişisel disiplin ve sadelik gerektirir.
Tapas, Mutlak Güç ile birliği başarmak ve hedef önünde duran tüm arzuları berteraf etmek üzere bilinçli bir çabadır.
Değerli bir amaç, yaşamı aydınlatır ve sadeleştirir. Böyle bir amaç yokluğunda, eylemlerin ve duaların değeri yoktur. (İyengar)

1.4.Svadhyaya

Kendini geliştirme ve gerçeğini yansıtma (svadhyaya) ile kişi; mutlak gerçeğin ve gücün altında yatan ahenk ve birlik ile iletişime geçme yetisine erişir.

Eğitim, insanın en iyi versiyonunu kendi içinden çekip çıkarmasıdır. Hayatın sağlıklı, mutlu ve huzurlu olması için, düzenli olarak ilahi literatür üzerine düzenli bir çalışma gereklidir.
Kutsal metinler üzerine yapılan çalışmalar; insanın hayatta karşısına çıkan zor problemleri çözmekte gelişmesini sağlar. Bilgisizliği sona erdirir ve bilgiyi getirir. Bilgisizliğin başlangıcı yok ancak bir sonu vardır. Bilginin ise bir başlangıcı var ama sonu yoktur.
Kutsal metinler, sadece belirli bir inanışın üyeleri için değil, tüm insanlık için vardır.
Arının çeşitli çiçekten nektar alması gibi, uygulayıcı çeşitli inanışları araştırarak, kendi inancını oluşturur.
Filoloji bir lisan değil, lisan bilimidir. Yoga da aynı şekilde bir inanç değil, inanç bilimidir. (İyengar)

2.5.Isvara Pranidaha

Mutlak gücün var oluş akışına saygı göstermek (ishvara pranidhana), mutlak birlik mükemmelliğine ulaştırır.

Mutlak Güç (Tanrı) Güneş gibidir, karanlığı aydınlatır. Ay, Güneşe döndüğünde Dolunay döngüsüne girer. Bireysel ruh da bütünlüğünü Tanrı’ya döndüğünde deneyimler. Eğer dünyanın gölgesi Ay ve Güneş arasına düşerse, tutulma yaşanır. (İyengar)

3.ASANA

Yoga Meditasyonu için postürün (asana) rahat olması kadar dayanıklı, durabilir ve devinimsiz olması gerekir.

Asanalar, bedensel sağlığı korumayı amaçlayan fiziksel egzersizlerdir. Yoga’nın mat pratiği sisteminin temelini oluşturur.

Ashtanga Yoga disiplininde de asanalara yer verilmesinin iki temel nedeni vardır; ilki fiziksel sağlığı geliştirmek ve ikincisi Meditasyon oturuşunu sürdürebilmek için dayanıklık. Bu disiplinde, kişinin kendini gözlemlemesi, odaklanabilmesi ve böylelikle kendini geliştirebilmesi için meditasyon halinin sürdürülebilirliği önemlidir. Kişi konsantrasyonunu, ancak ağrılı ve acılı bir beden tarafından uyarılmadan, sağlıklı bir beden ile sürdürebilir.

Asana, dayanıklılık, sağlık ve hafiflik kazandırır. Dayanıklı ve sağlıklı bir postur mental dinginliği getirir ve zihin bulanıklığını önler. Asanalar, jimnastik egzersizleri değil, fiziksel duruştur. (İyengar)

4.PRANAYAMA

Mükemmel postüre ulaşıldığında, derindeki güç ve düzensiz nefes alış veriş hareketi üzerinde hakimiyet ya da yavaşlamaya; nefes kontrolü ve prana’ya derinleşme (pranayama) denir ve bu durum her ikisi üzerine bilinç farkındalığını geliştirir.

Yoga sutralarda, nefesin dört veçhesi tanımlanmıştır. Dört veçhe şöyledir; nefes alış, nefes veriş, alış veriş arası geçiş (boşluk) ve nefesin kendisi (prana). Ve bu dört veçhe okyanus ve dalgalarına benzetilerek betimlenmiştir. Dalganın yükselmesi nefes alışa, dalganın inişi nefes verişe, yükseliş ve iniş arasındaki geçiş ve durgunluk; nefes alış verişi arasındaki geçişe ve boşluğa benzediği belirtilir. Okyanusun kendisi ise nefestir.

Nefes egzersizleri sayesinde; solunum sisteminiz güçlenir, sinir sisteminiz yatışır ve arzularınız dinginleşir.
Rüzgarın ateşin üzerindeki külleri süpürerek alevini güçlendirdiği gibi nefes egzersizleri de zihninizi arzulardan arındırarak güçlendirir.
Ve zihninizin konsantrasyon yetisi gelişir.
(İyengar)

5.PRATYAHARA

Duyular ve eylemlerin barındığı akli organlar, akli seviyede yerine konulan karşılıkları (duygu durum, nesne) ile arasındaki bağlılıktan çıktığında, duyuların ortaya çıktığı alan özümsenir. Bu duruma pratyahara denir.

Duyuları yargısız bir alandan gözlemlemenin, adil ve ön yargısız kararlar verme yetisini geliştirdiği ve bu yetisini geliştiren kişilerin daha dengeli ve mutlu bir hayat sürdürdüğü Toronto Üniversitesinde yapılan Rasyonellik Testlerinde kanıtlanmıştır.

Pratyahara, Duyuların Geri Çekilmesi demektir. Duyuların geri çekilmesi ifadesinin, algının dışarıya kapatılması olarak anlaşılmaması çok önemlidir. Çünkü burada duyu olarak tercüme edilebilen kelime, özünde; hem algıyı hem de algıya gösterilen reaksiyonu kapsamaktadır. Bu yüzden duyuların geri çekilmesi, kendini algıya kapatma değil, algılanan duyuyu ve ona karşı içeriden doğan reaksiyonu gözlemleyerek, hareketsizliği ve tepkisizliği sürdürme halidir (şahit olma hali).

Pratyahara ilkesi, kendini harekete kaptırmadan, hareketi uyandıran algıyı ve uyanan hareketi; ikisinin barındığı merkezde kalarak yargısız bir alandan gözlemlemeyi öğretir.

8.DHARANA

Konsantrasyon (dharana) zihinde bir olguya dikkatin sabitlenmesi sürecidir.

Dharana, Konsantrasyon olarak tercüme edilir. Belirli bir olgu üzerine odaklanan dikkatin sürdürülmesi halidir. Burada gözlemcilik halen aktiftir.

Beden asana çalışmaları ile kıvama geldiğinde, zihin nefes egzersizleri ile ferahladığında ve pratyahara ile algılar kontrol altına alındığında, uygulayıcı; altıncı ilke olan Dhrana’yı gerçekleştirir. Burada kişi tek bir noktaya ya da kendini adadığı göreve tümüyle konsantre olmuştur. Bu ilkenin tümüyle özümsenmesi için zihin dinginliği sağlanması önemlidir. (İyengar)

7. DHYANA

Odak noktasında, tekrarlı süren ya da bölünmeyen akış, meditasyonun özümsenmesi olarak adlandırılır.

Meditasyon; farkındalığı nefesin, zihnin ve bedenin ötesine taşıyarak, varoluşun gerçek doğasını deneyimlemek üzere yapılan bir çalışmadır. Belirli bir algı üzerine odaklanan dikkatin, konsantrasyonu kıran dikkat dağıtıcı etmenler tarafından etkilenmeden sürmesidir.
Bir kaptan diğerine aktarılan yağın dingin ve kesintisiz akışı gibi, konsantrasyonun kesintisiz akışının sürmesiyle, Meditasyon evresi tecrübe edilir. (İyengar)

8.SAMADHI

Varlığın zihnin ötesine çıkması, kendi formundan özgürleşmesi, derin özümseme aşamasına derin konsantrasyon (samadhi) denir .

Samadhi, serüvenin sonudur. Meditasyon’un pik noktasında, Samadhi erişilir. Beden ve algılar uykuda olduğu gibi dingin, zihin uyanık olduğundaki gibi tetiktedir ve kişi bilincin ötesine geçmiştir. Samadhi esnasında, kişi tümüyle bilinçlidir.

Tanrı, tüm yaratılıştır. Uygulayıcı rahat ve huzurludur. Kendini; geldiği, içinde nefes aldığı ve en nihayetinde geri karışacağı yaratılışa adar.
Kalbin içindeki ruh, küçük tohumdan daha küçüktür, yine de gökyüzünden daha büyüktür: tüm oluşları, tüm arzuları barındırır.
Uygulayıcı buraya ulaşır. Ardından ‘ben’ veya ‘benim’ algısı yok olur: sanki beden, zihin ve zeka çalışmayı durdurmuş gibi; sanki derin bir uykuda gibi.
Uygulayıcı Yoga’ya erişmiştir; ki burada sadece bilinç, gerçek ve tarif edilemez bir keyif deneyimi yaşanır.

Burada tüm anlayışın ötesinde bir huzur mevcuttur. Zihin tarif edecek kelime bulamaz. Bilgeler, Samadhi deneyimini diğer deneyimlerle karşılaştırdıklarında, -Bu o değil! Bu o değil! derler. Bu hal sadece sessizliğin sağlanması ile ifade bulur.
Yogi, fiziksel dünyadan Ebedi olana bağ kurmuştur. Artık bilgi ve bilen arasında ikililik mevcut değildir, onlar bir olmuştur.
(İyengar)

Yoganın sekiz ilkesi, Ashtanga Yoga Nedir? 2
Selda Yörük Tarafından Oluşturulan Güncel İçerikler (tümünü görün)
0 0 vote
Article Rating
Yazar

Do Yoga Do Magic! Yoga yap, sihir yap! Bir kişi gelişirse, kolektif bilinç de gelişir. İnsan, arındıkça keşfediyor kendini gerçekleştirecek, çevresini geliştirecek mucizevi gücünü. Yoga, kişinin arınarak en nitelikli versiyonu ile yaşam sürmesini ve yaşama katkı sağlamasını destekleyen en etkili tasarımlardan biri. O yüzden Yoga Yap, Sihir Yap

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Pin It